Teknolojinin yaşamı belirleme gücü günden güne artıyor ve küreselleşiyor. Çeşitli alanlarda çalışanların aldıkları kararlar toplumu yönlendiriyor, biçimlendiriyor. İyi kararların milyonlarca insanı olumlu yönde etkileyebildiğini, kötü kararlarınsa geleceğimizi tehdit ettiğini görüyoruz.

Mühendislik, toplum yaşamının kalitesinin artmasında ve ülke kalkınmasında önemli görevleri olan bir meslek dalı. Mühendisler tasarlar, uygular, çalıştırır ve geliştirir. Sorunları çözer. Ama, mühendisler görevlerini yaparlarken nasıl davranmalıdırlar? İyi bir mühendis nasıl olmalıdır? (iyi nedir sorusu da başka bir sorunsal?). Yüksek rekabetin yaşandığı günümüzde; maliyeti düşürmek amacıyla yeni bir otomobil tasarlayan mühendisin yeni otomobili çevreye daha çok zarar veriyorsa ne olacak? Mühendisin tasarımına, üretimine veya hizmetine katkıda bulunduğu, ya da sorumlu olduğu üründe bir kusur olursa ne olacak? gibi soruların yanıtlanması gerekir. Tüm bu soruların yanıtı; etik ve mesleki sorumluluk kavramları ile açıklanabilir.

 

Etik Nedir?

Çeşitli disiplinler tarafından çeşitli tanımları yapılmakta ise de kısaca “ahlak” diyebileceğimiz bir “değerler” bütünüdür. Herkesin görevlerini, tüm insanlığın yararını ve geleceği de gözeterek yerine getirmesidir. Bu nedenle etik, bize görevlerimizi yerine getirirken sadece yasal sorumluluklarımız değil, “vicdani” sorumluluklarımızın da olduğunu ifade eder. Öte yandan etik; uyulması gereken bir kurallar topluluğu da değildir. Çünkü insanın seçenekleri vardır, seçer. İnsanın seçimini etkileyen koşullar ise mutlak ve göreceli olabilir [1]. Bir toplumsal düzenin sürekliliği, toplumsal değerler ya da en azından eylemde bulunmanın ortak ilkeleri üzerinde bir uzlaşma varsayar. Bu durumda felsefi düşünüş sorunu değer inançlarımızın neler olduğu ve bu değerlerin ussal olup olmadığının saptanması olacaktır.

Meslek Adamının Sorumluluğu

Bu tür sorunlar sadece mühendisler için mi var? Diğer meslekler için de benzer sorunlar yok mu? Elbette var. Müvekkilini savunurken gerekli özeni göstermeyerek, haksız yere ceza almasına veya hak kaybına neden olan avukat; tıp biliminin gerektirdiği tedavi yöntemlerini özenle uygulamayan ve bu nedenle hastasının belki de yaşamını kaybetmesine neden olan hekim; ya da meyvelerin iri ve sağlamlarını tezgahının önüne koyup, almaya karar verdiğiniz zaman yarısını arkadaki çürüklerden dolduran manavın sizce farkı var mı?

Bu olayların tümünde hizmet alanlar; bu hizmeti veren kişilerin özensiz davranışlarından ötürü zarara uğramaktadırlar. İşte tüm bu durumlarda meslek adamının sorumluluğu gündeme gelir. Sorumluluk, hukuk düzeninin “olmazsa olmaz” öğelerinden biridir. Bu nedenle toplum içinde yeri, konumu ne olursa olsun herkes, davranışının hesabını vermekle yükümlüdür. Meslek adamının da bir ayrıcalığı yoktur, olmamalıdır. Onlar da hukuka aykırı davranışlarının hesabını vermek zorundadırlar [2].

Ancak, hak arama bilincinin gelişmediği bizim gibi toplumlarda ne yazık ki “yapanın yanına kar kalmaktadır”. Bu nedenle her alanda bu sorumluluk bilincinin gelişmesi için de etik değerlere gereksinim vardır. Hatta, toplumun her alanında, değerlerin değiştiği ve zayıfladığı günümüzde , her meslek dalında etiğe duyulan gereksinim giderek daha da artmaktadır [3].

Mühendislikte etik kurallar

Birçok meslek dalında etiğin tarihinin çok eski olduğu bilinmektedir. M.Ö. 2000 yıllarında, Babil Kralı Hammurabi’nin müteahhitlikle ilgili bir yasasını gösteren tabletler mevcuttur.

Mühendisler, kamunun güvenliğini ve sağlığını kollamak zorundadırlar. Her şeyden önce profesyonel olmalıdırlar. Yukarıda anlatılan olaylarla karşılaşıldığında “ doğru” davranış biçimleri, uzlaşılan davranış biçimleri etik ilkelerdir (etik kodlar). Çeşitli ülkelerde etik kuralları düzenleyen ulusal kurum ve kuruluşlar vardır.

Ülkemizde ise Türk Mühendis ve Mimar Odaları birliği (TMMOB) mesleki davranış ilkelerinin belirlenmesi için çeşitli çalışmalar yapmış ve 2000 yılında Mimarlık ve Mühendislik Kurultayında “ Mimarlık ve Mühendislik Mesleki Davranış İlkeleri” kabul edilmiştir [4]. Birlik içinde halen etik çalışmaları devam etmektedir. Bu ilkelere göre mimar ve mühendislerin mesleki davranış ilkeleri 4 ana başlık altında toplanmaktadır:

1) Toplumsal ve Sosyal Sorumluluklar

2) Doğaya ve Çevreye Karşı Sorumluluklar

3) İşverene ve Müşteriye Karşı Sorumluluklar

4) Mesleğe ve Meslektaşa Karşı Sorumluluklar

Ne Yapılmalı?

Gerekli bilgilerle donanmamış, bu bilgileri kullanabilme yeteneklerinden yoksun ve mesleğinin etik değerlerinden yoksun meslek adamları toplum için gizli bir tehlike oluştururlar. Bu nedenle öncelikle Üniversitelerimize, devlete ve meslek örgütlerine önemli görevler düşmektedir. Halen, “etik değerlere saygılı, nitelikli meslek adamlarını yetiştirebiliyor muyuz ?” sorusuna olumlu yanıt vermek güçtür. Mesleğin etik değerleri, okullardan başlayarak yaşamın her döneminde öğretilmeye çalışılmalıdır. Etik ilkeler ve değerler savunulmalıdır. Daha ilköğretimden başlayarak geleceğin mühendislerine etik değerleri ve sorumlulukları aşılanmaya, erdem, özdenetimve ileride kalabilecekleri ikilemleri nasıl aşmaları gerektiği anlatılmaya çalışılmalıdır. Dileğimiz “meslek sorumluluğu ve bilincini” bir yaşam felsefesi olarak kabul eden meslektaşlarımızla birlikte olabilmektir.

Kaynaklar:

1) Onbaşıoğlu, Seyhan Uygur(2003);”Mühendislik ve Etik”, Cumhuriyet Bilim-Teknik, 810

2) Aşçıoğlu, Reşit(2003);” Meslek Adamının Sorumluluğu”, Cumhuriyet Bilim-Teknik, 850

3) Özeke,Turgut(2003); “ Etiğe artan ihtiyaç”, Cumhuriyet Bilim-Teknik, 861

4) TMMOB Web sitesi: http://www.tmmob.org.tr/modules.php?op=modload&name=Sections&file=index&req=viewarticle&artid=80

 


Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.