Artık yiyeceğinizi aldığınız gibi sofraya getirir koyar, ambalajıyla birlikte mi  yersiniz, yoksa ambalajı sıyırır da öyle mi yersiniz, size kalmış. Ama ABD’deki Tarımsal Araştırmalar Kurulu’nun ürettiği yenebilir filmleri mideye indirmek istiyorsanız, bizce sakıncası yok. Çünkü bunlar, yalnızca süt ürünleri işleme süreçlerinin değil, biyoyakıt üretim süreçlerinin de yan ürünlerinin, koruyucu biyobozunur film üretiminde kullanıldığı bir yöntemle üretiliyorlar. Yöntemi geliştiren Kuruluş araştırmacıları, süt proteini kaseinin su ve gliserolle (gliserol, biyoyakıt üretimindeki bir yan ürün aynı zamanda) biraraya getirilmesiyle, gıdaları ambalajlamada kullanılabilecek, yenebilir ve suya dirençli film üretiminin mümkün olduğunu görmüşller. Süt proteinlerinin yalıtılmasında kullandıkları çözücü, bu açıdan çevre dostu olan karbon dioksit. Bunun seçeneği, çevre açısından her zaman sorun olan sert kimyasal ya da asitler. Etanol üretiminde devreye giren glukoz fermentasyon sürecinin de bir yan ürünü olan karbon dioksiti kullanmak, yenebilir ambalajı hem suya daha dirençli hale getiriyor, hem de ona biyobozunurluk özelliği kazandırıyor. Bu şekilde ortaya çıkan gıda ambalajlama filmleri, parlak, şeffaf ve tümüyle yenebilir özellikte. Üstelik geleneksel ambalajlar gibi birçok gıdanın raf ömrünü uzatıyor, onları hasardan koruyor, oksijen ve neme maruz kalmalarını önlüyor ve görüntülerini de daha cazip hale getiriyorlar. Bu alanda petrokimya ürünleri yerine yenilenebilir kaynakları kullanmakla, daha fazla sayıda biyobozunur ürün ortaya çıkarmak ve atık birikimini azaltmak da olası. 

Kaynak: Bilim ve Teknik / Tubitak

 


Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.