Yeni Japon asansörü en yükseğe Sabancı Üniversitesi’yle çıkacak. Öğrenci ve hocalarıyla birlikte özellikle yenilikçi projelerin uygulanmasına ağırlık veren Sabancı Üniversitesi, Japonlar’ın geliştirmeye çalıştığı yeni bir asansör projesine de dahil oldu.

Bugüne kadar içeride ve dışarıda pek çok projeye iştirak eden Sabancı Üniversitesi, şimdi Japonların’ın çok yüksek binalardaki asansör sorununu çözmek için çalışmalara başladı.

TÜRKİYE’deki en yenilikçi ve araştırma odaklı üniversitelerden biri olarak konumlandırılan Sabancı Üniversitesi, uluslararası projelere de iştirak etmeye başladı. Akademik bilgiyi sanayi ve girişimciliğin hizmetine sunma konusundaki çalışmalarıyla dikkati çeken üniversite, son olarak bir Japon firmasının, yüksek binalardaki asansör sorunu çözecek projede görev aldı.

152 FARKLI PROJE YÜRÜYOR
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Tosun Terzioğlu, kurdukları Invent adlı şirket, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile kurdukları Rekabet Forumu, İstanbul Politikalar Merkezi gibi pek çok çalışma ile öncelikle, girişimcilik ve yenilikçilik gibi konularda "farkındalık yaratmak" istediklerini söyledi. Prof. Terzioğlu, sahip oldukları bilgiyi paylaşmaya hazır olduklarını, bununla kalmayıp öğrenci ve öğretim üyeleriyle birlikte sürekli yeni fikir ve proje geliştirdiklerini, halen üniversite bünyesinde, çeşitli ulusal ve uluslararası kurumlarla işbirliği içerisinde 152 farklı araştırma projesi yürütüldüğünü açıkladı.

AB FONLARINDAN BÜYÜK PAY
Sabancı Üniversitesi Araştırma Politikaları Direktörü Cemil Arıkan ise, Avrupa Birliği (AB) 6’ncı Çerçeve Programı kapsamında, 27 bin Euro ile Türkiye’deki üniversiteler arasında öğretim üyesi başına en büyük payı alan üniversite olduklarına dikkat çekti. Sabancı Üniversitesi’nin 4.5 milyon Euro finansman sağladığı bu fonlardan tüm Türkiye’nin aldığı payın 60-70 milyon Euro civarında olduğunu hatırlatan Arıkan, Türkiye’nin 7’nci Çerçeve Programı’ndan aldığı payın daha yüksek olması için çalıştıklarını, şu ana kadar başvurdukları 7 projeden 5’inin kabul edildiğini söyledi. "Sabancı Üniversitesi’nin bu işe profesyonel bakan bir dünya görüşü ve ekibi var" diyen Arıkan, tersine beyin göçüne de büyük katkıları olduğuna dikkat çekti. Arıkan, üniversitede tam zamanlı öğretim üyelerinin yüzde 85’inin doktorasını yurtdışında tamamlayıp, yurtdışındaki çeşitli üniversite ve kurumlarda çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüklerini kaydetti.

ÖZEL SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ
Akademik bilginin üniversitede kalmayıp, yürütülen projelerle uygulamaya geçirilmesine büyük önem verdiklerini anlatan Terzioğlu ve Arıkan, araştırma olanaklarını girişimci platformda destekleyen mekanizmalar oluşturduklarını belirttiler. Kurulan Girişimci Geliştirme Programı’na bugüne kadar 114 girişimci katıldı, bunların içinde 12’si kendi işini kurarken, 20’si de mevcut işini geliştirdi. İnovasyon konusunda büyük önem verdiklerini, yenilikçi projelerin içinde yer aldıklarını belirten Terzioğlu, fikir yaratılmasından, patent alınmasına ve bunun da sisteme dönüştürülmesinde üniversiteler arasında özel bir başarıları olduğunu savundu. Bu durumun yurtiçinde ve yurtdışında yürütülen pek çok projeye Sabancı Üniversitesi’nin de dahil edilmesini sağladığını söyleyen Arıkan ise, son olarak ismini vermek istemediği bir Japon firması ile çok yüksek binalarda asansör problemini çözecek bir projeye katıldıklarını açıkladı. Teklifin Japon firmadan geldiğini belirten Arıkan, "Çok yönlü yürüyen bir proje. Bize geldiler ve yapmak istediklerini anlattılar, biz de işin bir bölümünü üstlendik" dedi.

Bu işten öğretim üyeleri de kazanıyor
ÖĞRETİM üyelerinin akademik bilgilerini farklı projelerle uygulamaya geçirmelerini, yeni projelerin gelişimi için özel sektöre danışmanlık yapmalarına olanak sağladıklarını belirten Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Tosun Terzioğlu, "Biz bu konularda hiç bir kısıt getirmiyoruz. Üniversitemizin haberi olduğu ve asli görevini ihmal etmediği sürece destekliyoruz. Bunun yanı sıra üniversitede yürütülen projelere katılan öğretim üyelerine de en yüksek katkı payını biz veriyoruz" dedi. Sabancı Üniversitesi’nde öğretim üyeleri 100 bin dolara kadar olan projelerde yüzde 70, 100-200 bin dolar arasında projelerde yüzde 50, 200 bin doların üzerindeki projelerde ise yüzde 30 pay alıyor.

Sakıp Bey’in bıraktığı hisseleri satmayız
SAKIP Sabancı’nın miras olarak bıraktığı Sabancı Holding ve Akbank hisse senetlerinin, üniversite için gelir kaynaklarından biri olduğunu söyleyen Tosun Terzioğlu, "Buradan elde ettiğimiz gelir ile öğrencilerimize burs veriyoruz. Üniversitemizde lisans öğrencilerinin yüzde 36’sı burslu öğrenim görüyor. Mütevelli heyeti olarak bu hisseleri satma yetkimiz var ama niyetimiz hiç yok" diye konuştu. Sabancı Üniversitesi halen 253.3 milyon YTL’lik bir ana varlık fonuna sahip. 2006 gelirleri 52 milyon YTL olan üniversitede, öğrenci gelirlerinin toplam içindeki payı yüzde 83.6. Üniversitenin toplam harcamaların yüzde 57’si öğrenci gelirlerinden karşılanıyor.

Üniversitenin şirketi Inovent yeni şirketlere öncülük ediyor
SABANCI Üniversitesi, hisselerinin tamamına yakını bir üniversiteye ait ilk fikri mülkiyet şirketinin de sahibi. Üniversite, Ar-Ge kuruluşları ve sanayide üretilen teknolojilerin pazara sunulmasını ve ticari değerlerini yakalayabilmelerini hedefleyen ve İsrail Tel-Aviv Üniversitesi’nin benzer bir programından yola çıkılarak gerçekleştirilen Inovent, aslında bir anlamda risk sermayesi şirketi görevini üstleniyor. Tam adı Inovent Fikri Mülkiyet Hakları Yönetim Ticaret ve Yatırım A.Ş. olan şirketin Genel Müdürü Serhat Görgün, çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: "Bir kısmı Sabancı Üniversitesi’nin öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından, diğer bir kısmı ise dışarıdan gelen başvurular sonucu start-up (başlangıç) şirketler oluşturuluyor. Inovent, bugüne kadar 200 projeyi inceledi. Bunlardan 28’ini portföyüne kattı, 7’sini şirketleştirdi. Kurulan şirketlerin sermayesine yüzde 10-30 arasındaki oranlarda iştirak eden Inovent bünyesindeki şirketlerin 2008 cirosunun 3 milyon dolar civarında gerçekleşmesi bekleniyor."

Kaynak: Hürriyet


Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.