Amerika Halk Sağlığı Merkezi tarafından desteklenen ve Mart 2010’da Princeton Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, mısır şurubu bulunan besinlerle beslenen  deney hayvanlarının mısır şurubu bulunmayan aynı besinlerle beslenen, aynı koşullardaki diğer deney hayvanlarından 6 aylık sürede, % 48 daha fazla kilo aldıkları ve kandaki yağ oranlarında ciddi artışlar olduğunu ortaya konmuştur. Prof.Dr. Bart Hoebel ve ekibi tarafından yapılan bu çalışmanın sonuçları mısır şurubunun insan sağlığını tehlikeye soktuğu, aşırı kilo artışı, karın ve bölgesinde yağlanma, kandaki yağ oranda artışa neden olduğu, kroner kalp hastalıkları, kanser ve diyabet hastalıklarına neden olacağı şeklinde açıklanmıştır (1).

Diğer yandan Amerika Gıda Denetim Kurumu FDA’nın, 2 Nisan 2008 tarihinde yayımladığı bir raporda, Amerikan Halk Menfaati Bilim Merkezine göre mısır şurubunun doğal şeker yapısında olmadığı belirtilmektedir (2).

Nişasta bazlı şekerler, nişastanın belli koşullar altında belirli enzim ve asitler ile hidrolize edilerek glikoza dönüştürülmesi ve elde edilen glikozun yine enzimlerle izomerleştirilmesiyle elde edilmektedir. Bu süreçte kimyasal bağlar koparak yeni bir moleküler yapıda dizilmektedirler.  Gerek bu süreçte gerçekleşen kimyasal bağlardaki değişimler,  gerekse bu süreç içerisinde kullanılan asit ve enzimler nişasta bazlı şekerleri doğal şeker olmaktan uzaklaştırmaktadır (2).

Diğer yandan nişastayı glikoza parçalayan enzimlerden biri olan Glukoamilaz (Glucoamylase) enziminin üretim yöntemlerinden birinde domuzlar kullanılmaktadır. Glukoamilaz domuzların kesilmelerinden üç gün once onikiparmak bağırsaklarından tamamen ayrılan pankreaslarından elde edilir. Bu maddelerin pankreastan izole edilmesi ise söz konusu maddelerin poliakriloamit jel elektroforez yöntemi ile dodesil sülfat içerisine polipeptid zincir olarak taşınmaları ile olur. Jel elektroforez DNA, RNA veya diğer protein moleküllerinin jel matrisine bir elektrik alan uygulayarak taşınması işlemidir (3).

Pancar ve kamış şekeri sakroz şekeridir. Sakroz şekerinde % 50 glikoz, %50 fruktoz bulunmaktadır.  Mısır şurubunda ise bu oran % 55 fruktoz, % 42 glikoz şeklindedir.  Mısır şurubundaki fruktoz molekülleri serbesttir ve vücut tarafından emilme ve tüketim için hazırdır. Oysa sakroz şekerindeki her bir fruktoz molekülü glikoza bağlıdır ve vücutta tüketilmeden önce ekstra bir metabolik adım gerekir.  Bu olay vücudumuzdaki inanılmaz pazılın bir parçasıdır. Glikoz karaciğer ve kaslarda glikojen adıyla karbonhidrat olarak depolanıp veya enerjiye dönüştüğü halde fruktoz metabolizma tarafından doğrudan yağa dönüştürülmektedir.  Bu da mısır şurubunun obeziteye neden olduğunun en belirgin kanıtıdır.
Kaynaklar

1-       http://www.princeton.edu/main/news/archive/S26/91/22K07/index.xml?sectio

2-       http://www.nutraingredients-usa.com/Regulation/HFCS-is-not-natural-says-FDA

3-       SQRENSEN S.H., et. all. “Amphiphilic Pig Intestinal Microvillus Maltese/Glucoamylase, Eur. J. Biochem. I26, 559-568, 1982.

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1432-1033.1982.tb06817.x/full

 


Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.