Japon hükümetinin IAEA´ya sunacağı raporda, Japonya´nın Fukushima tesisinde yaşanan ölçekteki bir nükleer kaza için hazırlıksız olduğu belirtiliyor.

Rapor aynı zamanda yetersiz denetimin de kriz oluşumunda rol oynamış olabileceğini söylüyor.

 

Yetkililer ülkenin nükleer regülatörünü (Nisa), aynı zamanda nükleer enerjiyi teşvik eden sanayi bakanlığından bağımsız hale getireceklerine söz vermişlerdi.

Açıklama, Nisa´nın afet sonrası ilk bir haftada sızan radyasyon oranı hesabını öncekinin iki katına çıkarmasının ardından yapılmıştı.

Nükleer güvenlik kurumu şu anda 11 Mart felaketini müteakip atmosfere 770.000 terabekerel – ilk tahmini olan 370.000´nin iki katından fazla - karıştığını söylüyor.

Miktar 1986 yılında Ukrayna Çernobil´de meydana gelen dünyanın en büyük nükleer felaketinde yayılan toplam miktarın %15´i olduğu halde, tesis etrafındaki kirliliğin ilk düşünülenden daha kötü olduğunu gösteriyor.

Tesisin etrafındaki 20 km çapındaki alan içinde yaşayan yerel halkın 80.000´inden fazlası evlerinden tahliye edildi. Tesisten 20-30 km uzaklıktaki alanda gönüllü bir tahliye politikası etkili.

Kriz halindeki yaklaşık üç ayın sonunda, Fukushima Daiichi tesisi hala radyoaktif madde sızdırıyor.

Baş Kabine Sekreteri Yukio Edano daha fazla tahliyenin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Gözlemler, arazinin duruşunun ve rüzgar modellerinin diğer bölgelerde radyasyon birikimine sebep olabileceğini gösteriyor.

Alınan Dersler

Hükümet, Japon nükleer acil durum komitesinin bu ay sonunda IAEA´ya sunulmak üzere hazırladığı raporda, ağır bir kaza için hazırlıksız olunduğunu kabul ediyor.

“Ciddi kazalar için mevcut hazırlığın yetersiz olduğu gerçeğini çok ciddiye alıyoruz.”

Komite raporunda “Kazadan alınan dersler ışığında Japonya, nükleer güvenlik hazırlıkları ve müdahaleleri için köklü bir revizyonun kaçınılmaz olduğunu kabul ediyor.” diye belirtiliyor.

Rapor aynı zamanda deprem ve tsunami soğutma sistemlerini ve yedekleri işe çalışamaz hale getirdiğinde, 3 reaktörün düşünülenden daha erken eridiğini onaylıyor.

 

Daha önce Nisa, Reaktör 1´de eriyen nükleer yakıtın depremden sonra 5 saat içinde - operatör Tepco tarafından başlangıçta tespit edilenden 10 saat daha erken - basınç tankının tabanına gerilediğini söylemişti.

 Ayrıca güvenlik kurumu çifte afetten 80 saat sonra erimenin 2 numaralı reaktörü, 79 saat sonra 3 numaralı reaktörü hasara uğrattığını belirtti.

Ancak hükümet Fukushima´daki reaktörlerin en geç Ocak ayında soğuk durdurmaya getirilmesi için her şeyin yolunda olduğunu ifade ediyor.

Hükümet raporu, 10 üyeli bağımsız bir uzman heyeti nükleer kazanın nedenleri hakkında soruşturmaya başlarken geliyor.

Birleşmiş Milletler izleme örgütü IAEA, dalgaların deniz set duvarını aşıp santralin yedek jeneratörlerini çalışamaz hale getirme risklerinin planlamasında hâlihazırda çok önemli bir hataya – Japonya tarafından kabul edilen – dikkat çekti.

Ana fay hattı hemen açık denizde olmasına rağmen, Fukushima´daki deniz set duvarı uzunluğu 6 metreden azdı. Tsunami dalga yüksekliği ise 14 metre civarındaydı.

Taslak raporunda IAEA, nükleer işçilerin ve kamuoyunun sağlık ve güvenliğinin sürekli izlenmesi gerektiğini belirtti.

Rapor ayrıca nükleer sektöründe bağımsız regülatörlerin önemini vurguluyor.

KAYNAK: http://www.bbc.co.uk/news/world-asia-pacific-13678627


Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.